Küba’da Hemingway İle Karşılaştım
Nobel Edebiyat Ödüllü Amerikalı romancı Ernest Hemingway ile Küba’da karşılaştım... Kendisi ile değil elbette; büstleri ve imzalarıyla... İlk kez başkent Havana’da Ambos Mundos Oteli'nde gerçekleşti rast gelişimiz…
Çanlar Kimin İçin Çalıyor romanının yazarıyla tanışabilmeyi ziyadesiyle arzu ederdim elbette… Oysa meçhule giden geminin limandan ayrılışı üzerinden hayli zaman geçmiş. 1961’de yaşamına son vermiş ünlü öykücü, romancı, gazeteci.
Hemingway ilk kez 1928'de ziyaret etmiş Küba'yı. Sonraki on yıl boyunca Havana’ya her gelişinde Ambos Mundos Oteli'nde konaklamış. 1932'de Küba'ya yeniden gelmiş, körfezde arkadaşlarıyla kılıç balığı avlamış. 1939'da Havana'ya dönmüş, Ambos Mundos Oteli'nde yaşamaya başlamış.
Yaşamına yedi roman sığdırmış, 1953 Pulitzer, 1954 Nobel Edebiyat Ödüllü yazarımız otuz yılı aşkın bir süre dönem dönem Küba'yı mesken tutmuş.
Yazarımız Küba’da doyasıya yaşamış… Küba da onun öykülerinde... İnsanıyla, tarihiyle Küba, Hemingway anlatımlarında derinlemesine yer almış. Öyle ki José Martí, Castro, Che ardından Küba kültürünün ünlülerinden biri haline gelmiş… Küba otuz yıl boyunca hep kendine çekmiş ünlü yazarı.
Hemingway 1932 ile 1939 yılları arasında Ambos Mundos Oteli’nin 511 nolu odasında yaşamış; … Her İki Dünya anlamına geliyor otelin adı. Biz de ziyaret ediyoruz bu ünlü 511 nolu odayı. Mütevazı bir oda. Müze haline getirilmiş. Hemingway burada ünlü romanı “Afrika'nın Yeşil Tepeleri”ni yazmış. Odanın girişinde Hemingway’in büstüne ve bir plakete yer verilmiş.
Odayı gezerken bir çağrışım yaşıyorum. Çekya’nın Karlovy Vary termal kentinde Mustafa Kemal Paşa’nın 1918’de bir ay tedavi gördüğü Carlsbad Plaza Oteli’ni anımsıyorum. Ardından, yine Atatürk’ümüzün kaldığı Pera Palas Oteli’nin müze haline getirilmiş 101 nolu odasını...
Yıllar sonra, Hemingway ve eşi Havana'nın dışında, geniş bir arazi üzerine kurulu tek katlı bir ev satın almış; Finca Vigía (Gözlem Çiftliği)… Ünlü yazar bu evde yirmi yıl kadar yaşamış.
Hemingway’in Yaşlı Adam ve Deniz, Akıntıdaki Adalar, Hareketli Ziyafet adlı eserlerini kaleme aldığı ünlü çiftlik evini ziyaret ediyoruz. Yıllar önce okulda okuduğumuz Yaşlı Adam ve Deniz’den görüntüler geçiyor gözümün önünden.
Yaşlı balıkçı Santiago seksen dört gündür balık tutamamıştır. Seksen beşinci günde dev bir kılıç balığı yakalar. Üçüncü sabah dev kılıç balığını zıpkınla vurmayı başarır. Ancak kan kokusunu köpekbalıkları almıştır. Müthiş bir mücadele daha başlar yaşlı adam ve deniz arasında…
Çiftlik evi günümüzde müzeye dönüştürülmüş. Ancak evin içinde dolaşılmıyor. Hemingway'in yaşadığı, çalıştığı, uyuduğu odaları kapı ve pencerelerden bakarak gözlerimizle geziyoruz. Kitaplar, dergiler yanı sıra duvarlara asılı hayvan başları görüyoruz.
Çiftlik evi Finca Vigía, Hemingway'in çok konuşulan teknesi Pilar'a da ev sahipliği yapıyor. Hemingway’in balıkçı teknesi Pilar ile çiftliğin bahçesinde, ailenin kedilerinin mezarları önünde karşılaşıyoruz. 1942'de, II.Dünya Savaşı sırasında yazar, Havana'daki ABD büyükelçiliğinin onayıyla balıkçı teknesini bir Nazi denizaltı avcısına dönüştürmüş. Pilar iki yıl boyunca Küba'nın kuzey adacıklarında devriye gezmiş. Birkaç kez Nazi teknelerini tespit edip bildirmiş. Tüm bu macera, Hemingway'in “Akıntıdaki Adalar” romanına malzeme olmuş.
Küba diktatörü Batista'nın Castro ve Che tarafından devrilmesinden bir yıl sonra, 1960'ta Hemingway Küba’dan ayrılıp ABD’ye dönmüş. Ertesi yıl da hayata gözlerini yummuş. Çiftlik evi yirmi yıl sonra müze olarak açılmış.

Hemingway, diktatör Batista döneminde kaleme aldığı "Akıntıdaki Adalar" adlı eserinde "Ülkenin en küçük köyüne kadar yayılan kesinlikle acımasız bir tiranlık var" diye yazmış. Castro ünlü yazar hakkında "Hemingway'in tüm eserleri insan haklarının savunmasıdır…" diyor ve Hemingway’in Çanlar Kimin İçin Çalıyor romanının, Batista'ya karşı mücadeleleri sırasında kendilerine ilham kaynağı olduğunu ekliyor.
1960 yılında 10.Ernest Hemingway Kılıç Balığı Turnuvası’nda, en büyük kılıç balığını yakalayan kim olmuş dersiniz? Ünlü yazar Hemingway… Kendi adına düzenlenen turnuvanın galibi olan ünlü yazara Küba lideri Fidel Castro şampiyonluk ödülünü vermiş.
Her yıl düzenlenen Hemingway Balıkçılık Turnuvası başkentin Hemingway adlı marinasında yapılıyor. Bu turnuvaya pek çok ülkeden balıkçılar katılıyor ve kılıç balığı, ton balığı avlıyorlar.
Hemingway'in Pilar adlı teknesini demirlediği yer ise Havana'nın on kilometre doğusunda bulunan balıkçı kasabası Cojimar. Hemingway’in Yaşlı Adam ve Deniz romanına ilham kaynağı olmuş kasabayı ziyaret ediyoruz. Romanda geçen Santiago karakteri burada yaşamış ve 2002 yılında 104 yaşında vefat etmiş.
Hemingway denizde gün boyu avlandıktan sonra La Terraza adlı bir restorana uğrarmış. O mekân da bu kasabada bulunuyor. La Terraza’yı ziyaret ediyoruz. Hayli ünlendiğinden olsa gerek, fiyatlar ziyadesiyle turistik. Restoranın hemen yakınında Hemingway'in bir büstü ile daha karşılaşıyoruz. Büstün yapılabilmesi için balıkçılar, teknelerinden metal bağışında bulunmuşlar. Sene 1962…
"Yaşlı Adam ve Deniz" romanı için Hemingway’in sözleri şöyle: "Hayatım boyunca yazabileceğim en iyi şey". Roman 1952'de yayımlanmış ve yazarını uluslararası üne kavuşturmuş.
Eski Havana’da Hemingway'in anılarının yaşadığı iki de bar bulunuyor: “Ortadaki küçük dükkân” anlamına gelen La Bodeguita del Medio ve El Floridita. La Bodeguita'da ünlü yazarla ilişkilendirilen duvar yazısı şöyle: “Mojito’mu La Bodeguita'da, daiquiri’mi El Floridita'da içtim.”

El Floridita 1819 yılında açılmış çok eski bir bar. Dünyanın en iyi barlarından biri seçilmiş. Hemingway bu iki barda çok zaman geçirmiş ama duvar yazısındaki bu söz ünlü yazara mı ait, bilinmez.
Mojito kokteylinde beyaz rom, şeker kamışı suyu, misket limonu suyu bulunuyor. Biraz da soda ve nane katarsanız mojitonuz hazır. Daiquiri’de ise rom, limon suyu ve şeker bulunuyor. Hemingway şeker hastası imiş, o nedenle bu kokteyli şekersiz içermiş.
Şeker kamışı yetişen coğrafyalarda, Orta Amerika, Latin Amerika ve Karayip Adaları’nda yaygın olarak rom üretiliyor, meşe fıçılarda eskitilip süzülüyor.
El Floridita adlı barda, Hemingway'in büyük, bronz bir heykeli ile karşılaşıyoruz. Turistler efsanevi yazarla fotoğraf çektiriyorlar. Bar, Hemingway'in fotoğrafları ile dolu. Fotoğraflardan biri de Fidel ile birlikte çekilmiş. Gayet hareketli canlı müzikler dinlenebiliyor El Floridita’da.
Katedral yakınındaki La Bodeguita adlı bar ziyaretçilerin imzalarıyla dolu. Duvarlarda eski posterler ve ünlü müşterilerin fotoğrafları asılı. Burası ilk olarak bir at arabası garajıymış. Sonra bakkal, ardından da bar olmuş.
Barın ünlü ziyaretçileri arasında kimler yok ki: 1971 Nobel Edebiyat Ödüllü Şilili şair, diplomat, politikacı Pablo Neruda; 1973 CIA darbesiyle devrilen Şilili sosyalist cumhurbaşkanı Salvador Allende; Amerikalı şarkıcı, caz piyanisti Nat King Cole; Latin Amerika'da Gabo lakabıyla tanınan, Yüzyıllık Yalnızlık, Kırmızı Pazartesi, Kolera Günlerinde Aşk gibi sarsıcı romanların Kolombiyalı yazarı 1982 Nobel Edebiyat Ödüllü Gabriel García Márquez ve tabii ki Ernest Hemingway…
Yorum
bilgi dolu
Aklına sağlık Muratcım, ünlü yazar ve Küba hakkında belgesel bir yazı olmuş. Sevgiler..
“Küba’da Hemingway ile Karşılaşmak”
Murat Özsoy, “adeta biz de onun yanında geziyormuşcasına gözlerimizin önünde canlandırabildiğimiz” ustaca anlatımıyla bize Küba’da bir dönem yaşamış olan Hemingway’in havasını solumamızı sağlıyor.
Heyecanla okunan bu yazı için teşekkürler!
Hamingvay
Murat özsoy arkadaşıma çok teşekkür ediyorum, Küba ve Hamigway hakında bilgilerim arttı. Ben de Kübayı ziyaret edeceğim❤️
Küba’da Hemingway ile karşılaştım
Hemingway hakkında çok güzel bilgiler paylaşmışsınız.
Küba'da Ernest Hemingway ile karşılaştım
Yazının başlığı ne kadarda güzel açıklıyor "Küba'da Ernest Hemingway ile karşılaştım".
Karayip Denizi'nin en renkli ülkesi Küba'da Kübalı olmayan bir yabancının ne kadar çok iz bıraktığını usta bir turist rehberi ve aynı zamanda yetkin bir yazar olan Murat ÖZSOY'un satırlarını okurken gözlerimin önünde ve dimağımda canlandı. Beni sardı sarmaladı aldı götürdü taa oralara. Kendimi o mekanlarda buldum. Kendi kendime şöyle dedim. Kal oralarda bir süre. Gez dolaş, keşfet.
Hemıngway
Özgürlüğüne düşkün bir ulusun insan ve doğa manzaralarının Hemingway gibi usta bir kalem tarafından betimlenmesi eşyanın tabiatına uygun bir rastlantı olmuş. Murat beye bu ilginç buluşmaya çektiği dikkat nedeniyle teşekkür ederim. Zevkle okunan bir gezi yazısı olmuş..
Yeni yorum ekle